30 Ocak 2012 Pazartesi

73 NOLU MAHKUM


Dr. Springer GALIBAN Pekte uzak olmayan bir zamanda, Çin’de,
 
Maresal EulChann-Ming'in özel doktoru olarak bulunuyordum. Çok güvenini kazanmıştım. Bir yabancı oldugum halde bana, karargâh içinde istediğim yere girme izni verilmişti. Bununla beraber günlük politika islerinden elimden geldiği kadar uzak kalmağa uğraşmama rağmen, şehir baskınlarına, esir katliamlarına ve kitle halindeki idamlara defalarca sahit oldum.
 
Fakat Çin'de geçirmiş olduğum beş yıllık zaman içinde, bana çok tesir eden en canlı hatıra, şu olmuştur Han-Cheou şehrindeydik.
 
O gün 74 mahkûm kursuna dizilecekti. Doktor olduğum için sabahın erken saatinde alana gittim. Ateş emrini verecek olan genç bir subay da, takımıyla gelmiş bekliyordu. Sonunda tetiklerin her çekilisinde, doldurulmuş olan on iki tüfek birden ateş etmeğe başladı ve her ateş emrinden sonra, bir çizgi halinde uzanan mahkûmlardan biri eksiliyordu. Bu (bilgi yelpazesi.net) kargaşalık arasında, sondan ikinci, yani 73 üncü mahkûma gözüm ilişince, hayretimden dona kalmıştım. Zira bu zavallı, rahat rahat ve kendini unutmuş bir halde bir kitap okuyordu. Evet bir kitap okuyordu. Kendisine doğru yaklaşan ölüme aldırmaksızın, çevresini saran ve kendine yaklaşan faciayı bilmiyormuş gibi kitap okuyordu..
 
Bütün bu korkunç gürültüler, barutun genzi yakan, kanın mideyi bulandıran kokusu, onu rahatsız etmiyordu. Bu durumdaki bir insani böyle bir anda, çekebilen kitabi çok merak etmiştim. Her şeye rağmen, onunla konuşmaktan kendimi alamadım.
 
"En son dakikalarınızda sizi teselli edecek, böyle bir kitap olabilir mi? Gözlerini okuduğu kitaptan ayırmadan, çok güzel bir İngilizce ile cevap verdi: "Bütün ömür boyunca edinilmiş olan tecrübelerin, bir dakika içinde bos olduğu anlaşılabilir.
 
Öyle ki: ölüm yaklaşırken bile...' Bu cevaba söylenecek hiç bir şey bulamamıştım. Et ve kandan örülmüş böyle bir duvar karsısında, nasıl bu kadar sakin olabiliyordu? Çinlinin yanından ayrılamıyordum, ama o benim yani başında durduğumun farkında bile değildi. Genç subayın kılıcı, her iniş kalkışta, yeni bir mahkûmun vücudu delik deşik oluyor ve korkunç bir şekilde yıkılıyordu. Bütün bunlara rağmen bu esrar dolu insan kilini kıpırdatmaksızın okuyor ve başka bir âlem içinde yaşıyordu. En fazla otuzunda gözüken bu genç adamın, yüzü parlak, sıhhatli ve renkliydi.
 
Ayni sessizlikle elindeki kitabin sayfalarını çevirirken kendimi tutamadım: "Sizin için bir şey yapabilir miyim? Acaba son bir dileğiniz var mi? diye sordum. Hayatini kurtarabilmem için yalvarmasını bekliyordum..
 
Ama o, başını kaldırarak, alaycı bakışlarla beni süzdü. O zaman, derin bir uykuda olduğumu anladım. Dalgın ve sâkin bir sesle: "Hepimizin ölüm saati önceden tespit edilmiştir. Üniformalı olan su genç adam, eline hiçte yakışmayan kılıcıyla ölüme emir verdiğini sanıyor. Hâlbuki yanılıyor doktorcuğum. Siz Allah’ın huzuruna benden önce çağırılabilirsiniz.
 
İnsanlara hayat vermek veya almak hakkini bunlara kim vermiş.
 
Yanılıyorsunuz.." dedi; ve tekrar gözlerini elinde kitabına çevirerek okumaya devam etti.
 
Henüz 46 mahkûm öldürülmüştü.. Birden bire genç teğmenin sendelediğini gördüm. Evet.. Kılıcı elinden düşmüştü, dizleri kıvrıldı ve olduğu yere yıkıldı. Ne olduğunu anlamak için yanına koştum.
 
Ama yaptığım muayene hiç bir ise yaramadı. Kalbi artik çalışmıyordu.
 
Anî bir ölümle karşı karşıyaydım; sebebi de belirsizdi. Dehşet içinde kaldığımı, büyük bir ağırlık altında ezildiğimi duyuyordum. Gözlerim kendiliğinden Çinliyi aradı, o ayni kayıtsızlıkla kitabini okumaya devam ediyordu.. Alanda bulunan başka bir subay yere düsen kilici eline alarak, yarida kalan ise devam etti.
 
Mahkûmların sırası gittikçe küçülüyor ve ben soğuk soğuk terlediğimi seziyordum. Dizlerim titriyordu. Çinlinin ilk söylediği gerçek olmuştu.. Ya ikincisi.. Benim gibi bir ilim adamına hiç de yakışmayan, bir duyu ile dehşet içinde kalmıştım. Evet, her şeye rağmen
 
Çinlinin söylediklerine ben de inanmıştım. Elimde olmadan hayatımdan da korkmaya başladım. O sırada, hükmün infaz edilişini kontrol etmek üzere beyaz Rus köklü bir Çin albayının atıyla yaklaşığını gördüm. Çevreme bakınmaksızın, koşarak ona yaklaştım. Atin dizginlerine sarılarak kendisini durdurdum. Hayretle bana bakıyordu. Kendimi toplayarak sakin bir sesle: "Sayın albay, beni sevindirmek istemez misiniz?" diyebildim.
 
"Memnuniyetle doktor!... diye cevap verdi. Bunu içten söylüyordu, çünkü kısa bir zaman önce, mühim ve derin bir yarasını tedavi etmiştim.
 
Umutsuz bir sesle: "73. mahkûmu bana bağışlayın. Yasamak onun hakkidir.. Daha o kadar genç ki" diyebildim. Albay şaşırmıştı: "Çok üzgünüm, ama olmayacak bir şey istiyorsunuz aziz doktor," diye cevap verdi. "Mareşalin vermiş olduğu emirlere ne kadar titiz olduğunu, benim kadar siz de bilirsiniz."
 
Hakki vardı. Soğukkanlılığımı kaybettiğim için, utanmıştım. Ortadan silinmek bütün olanları unutmak istiyordum. Ama o hâlâ kitabından gözlerini ayırmıyor, böylece kendine yaklaşan ölüme meydan okuduğuna inanıyordu. Sıranın kendine gelmesi için, ancak dört mahkûm kalmıştı..
 
Kalbim şiddetle çarpıyor, gözlerim ondan ayrılmıyordu. Birdenbire, tiz bir boru sesi ile ateşkes işareti veren bir emir atlısı dörtnala, alana girdi.
 
Albayın yanına gelince, dizginleri o kadar şiddetle çekti ki hayvan arka ayakları üzerinde saha kalktı.. Attan atlayan asker albaya bir zarf uzattı. Bu esnada meydanı dolduran cesetler arasında, sıralarını bekleyen sadece iki mahkûm kalmıştı. Namluların (bilgi yelpazesi.net) kendine çevrileceği su anda bile, o, hâlâ kitabini okuyordu. Albay elindeki kağıda acele ile bir göz attıktan sonra elini kaldırarak ateş kes emrini verdi. Ne olduğunu anlayamamıştım. Zihnim hep onu düşünüyordu. Sonunda albayın bana işaret ettiğini gördüm, yanına gidince: "Koruduğunuz adamın şansı varmış
 
Doktor, gelen emir ona ait.." dedi. Artik tek bir kelime söylenemezdi. Sevinç ve heyecanla ona doğru ilerledim. Sanki kurtulan bendim. Bu müstesna insan, sarsılmaksızın, dimdik duruyor, kitabi elinden sarkarken, gözleriyle uzaklara, pek uzaklara bakıyordu. Sanki bu topraklardan ötesini görmek istiyordu. Kıpırdamayan çehresinde, ne korku, ne de sevinç izleri seziliyordu. Çevremde her şey dönüyordu, sonunda gözlerimin önünden o da silindi..
 
Fazla bir şey hatırlayamıyorum. Kendime geldiğim zaman, kaybolmuştu. Kendisini tanımayı çok istediğim halde onu, hiç bir zaman göremedim. Halâ yaşadığını sanıyorum, çünkü ben de yaşıyorum...

COĞRAFYA DERSİ 9. SINIF 2. DÖNEM 2. YAZILI SORULARI


… – …  EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ………..……………..… OKULU 9/… SINIFI
COĞRAFYA DERSİ 2. DÖNEM 2. YAZILISI
 
Tarih: …/…/……
ADI SOYADI:………………………… NU:………….. PUAN:………
 
1. Aşağıda verilen yer şekillerinden hangisini oluşturan dış kuvvet diğerlerinden farklıdır?
 
2. Gel-git etkisinin fazla olduğu bir kıyıda aşağıdaki yer şekillerinden hangisinin oluşması daha kolaydır?
 
3. Akdeniz Bölgesi'nde mağara, obruk, polye, lapya gibi yer şekillerine sıkça rastlanır.
Akdeniz Bölgesi'nin hangi özelliği bu yer şekillerinin oluşumuna neden olur?
A) Ortalama yükseltisinin fazla olması
B) Rüzgâr aşındırmasının etkili olması
C) Karstik arazinin geniş yer kaplaması
D) Çok sayıda göl bulunması
E) Kıta sahanlığının dar olması
 
4. Aşağıdaki ovalarımızdan hangisi oluşum bakımından delta ovası özelliği taşımamaktadır?
A) Çarşamba Ovası                   B) Bafra Ovası
C) Çukurova                                                D) Silifke Ovası
E) Menemen Ovası
 
5. Aşağıdakilerden hangisinin dağılışı ile kırık (fay) hatlarının dağılışı arasında paralellik görülmez?
A) Depremler
B) Volkanizma
C) Ilıca ve kaplıcalar
D) Jeotermal enerji
E) Kıvrım dağları
 
6. Aşağıdaki şekilde oluşan sarkıt, dikit ve sütun gibi şekiller aşağıdaki özelliklerden hangisine sahip olan arazilerde yaygındır?
A) Killi arazilerde
B) Eğimli, engebeli arazilerde
C) Kalkerli arazilerde
D) Bozkır bitki örtüsünün yaygın olduğu arazilerde
E) Akarsu akımının fazla olduğu arazilerde
 
7.
Yukarıda verilen taralı alanlarda oluşmuş yüzey şekilleri aşağıdakilerden hangisinde yanlış eşleştirilmiştir?
 
8.
Yukarıda bazı dağ oluşum şekilleri gösterilmiştir.
Buna göre aşağıda verilen dağlar ve oluşum şekilleri eşleştirilmelerinden hangisi yanlıştır?
A) Toroslar-Kıvrımdağ
B) Erciyes-Volkanik dağ
C) Bozdağlar-Kırıkdağ
D) Köroğlu Dağları-Kırıkdağ
E) Süphan-Volkanik dağ
 
9.
I. Karbonik asitli suların içinde eriyik halde bulunan kireç; karbondioksit gazının uçması sonucu çökelirse ......... oluşur.
II. Magmanın yerin derinliklerinde uzun bir zaman katılaşmasıyla ......... oluşur.
III. Bitkisel maddelerin (bilgi yelpazesi.net) çok uzun süre basınç altında kalıp başkalaşmasıyla ......... oluşur.
Yukarıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi yazılabilir?
I                               II                              III
A) Traverten                 Granit                     Maden kömürü
B) Kalker                       Mermer                 Petrol
C) Traverten                 Bazalt                    Şist
D) Konglomera           Mermer                 Elmas
E) Andezit                     Traverten              Tebeşir
 
10.
Orojenez sonucunda oluşmuş Horst ve Grabenler haritadaki taralı alanlardan hangisinde görülür?
A) I                                                 B) II                                        C) III
D) IV                                             E) V
 
11. Çözünebilen kayaçların bulunduğu alanlarda meydana gelen oluşumlardan biri de karstik göllerdir.
Buna göre, Türkiye'de aşağıda verilenlerden hangisinde karstik göl oluşumu daha fazladır?
A) Antalya Bölümü
B) Adana Bölümü
C) Yukarı Sakarya Bölümü
D) Orta Fırat Bölümü
E) Ergene Bölümü
 
12.
Yukarıdaki yer şekillerinin oluşumunda;
I. Epirojenik hareketler
II. Kırılma
III. Gel-git
IV. Kıvrılma
hareketlerinden hangileri etkili olmuştur?
A) Yalnız IV                                  B) I ve IV                               C) I ve III
D) Yalnız II                                   E) III ve IV
 
13. Türkiye III. zaman sonu IV. zaman başında epirojenezle toptan yükselmeye uğramıştır.
Aşağıdakilerden hangisi bu epirojenik hareketin sonucunda oluşmamıştır?
A) Ortalama yükseltisi artmıştır.
B) Kıyı seviyesinde değişmeler olmuştur.
C) Akarsularının akış hızı artmıştır.
D) Yüksek düzlükler geniş yer kaplamıştır.
E) Kuzeyde ve güneyde kıvrım dağları oluşmuştur.
 
14.
Bir bölgedeki akarsuyun içinden aktığı yatağın durumu yukarıdaki gibi ise, o bölge ile ilgili olarak;
I. Engebe azdır,
II. Akarsuların rejimi düzenlidir.
III. Yatak eğimi azdır.
IV. Baraj yapımına uygun değildir. yargılarından hangilerine ulaşılamaz?
A) Yalnız II                                   B) III ve IV                             C) I ve II
D) Yalnız III                                  E) I ve IV
 
15. Sularını açık denize ulaştırabilen akarsuların havzalarına açık havza, iç deniz ya da göle dökülenlerin havzalarına ise kapalı havza denir.
Yukarıdaki Türkiye haritasında havzaların genel dağılımları gösterilmiştir. Buna göre aşağıdaki seçeneklerden hangisi yanlıştır?
A) Türkiye sekiz (bilgi yelpazesi.net) havzaya ayrılmıştır.
B) En küçük kapalı havzalar Van gölü ile Göller Yöresi'dir.
C) Kapalı havzaların oluşumunda yer şekilleri, denizden uzaklık, kuraklık gibi etmenler önemlidir.
D) Marmara, Ege havzasında yer alan akarsuların rejimleri düzenli, debisi fazladır.
E) İç Anadolu kapalı havzasında akarsuya rastlanılma-maktadır.
 
16.
Türkiye'nin yeryüzü şekilleri düşünüldüğüne yukarıdaki haritada oklar doğrultusunda ilerleyen nemli hava kütlelerinden hangisinin iç kısımlara sokulma ihtimali daha fazladır?
A) 1                                                               B) 2                                       C) 3       
D) 4                                                               E) 5
 
17. Akarsuların taşıdığı maddeyi, denize ulaştırdığı yerlerde falez (yalıyar) oluşumu görülmez.
Buna göre, taralı kıyılardan hangisinde falez oluşması beklenmez?
A) I                                                 B) II                                        C) III      
D) IV                                             E) V
 
18. Aşağıdaki yüzey şekillerinden hangisinin oluşumunda volkanizma faaliyetleri de etkili olmuştur?
 
19. Akarsuların biriktirme kesitlerine bakılarak debi (akım) ve rejim hakkında bilgi edinilebilir.
Buna göre yukarıdaki üç farklı akarsuyun biriktirme kesitlerine bakılarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
A) I. akarsuyun debisi yüksek, rejimi düzensizdir.
B) II. akarsuyun rejimi düzenlidir.
C) III. akarsuyun debisi az, rejimi düzenlidir.
D) II. akarsuda debi üç kez yükselmiştir.
E) III. akarsuda debi fazla, rejim düzensizdir.
 
20. Aşağıdaki haritada derecelerine göre, etkili olan deprem alanları gösterilmiştir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Sıradağların yaygın olduğu alanlar I. derecede deprem bölgesidir.
B) Konya ve çevresi deprem bakımından tehlikenin en az olduğu alandır.
C) Ege Bölgesi'nin büyük çoğunluğu I. derece deprem bölgesidir.
D) Fay hatlarının geçtiği alanlarda deprem tehlikesi daha fazladır.
E)Şanlıurfa-Mardin arası deprem tehlikesi az olan yerlerdendir.
 
21.
Yukarıda gösterilen yer şeklinin yandaki harita üzerinde işaretli alanlardan hangisinde bulunduğu söylenemez?
A) I                                                 B) II                                        C) III      
D) IV                                             E) V
 
22. Nil, Missisipi, Amazon ve Kongo gibi nehirlerle kıyaslandığında Türkiye'deki akarsuların boyları kısa ve havzaları dardır.
Bu durumun en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yağış rejiminin düzensiz olması
B) Bitki örtüsünün gür olması
C) Yaz kuraklığı nedeniyle buharlaşmanın fazla olması
D) Akarsular üzerinde baraj yapılması
E) Yer şekillerinin engebeli ve yükseltinin fazla olması
 
23. Eğimi ve akış hızı fazla olan akarsular için aşağıda verilenlerden hangisi söylenemez?
A) Rejimleri düzenlidir.
B) Akış hızları fazladır.
C) Aşındırma güçleri fazladır.
D) Enerji potansiyelleri fazladır.
E) Denge profiline ulaşmamışlardır.
 
24. Yeryüzü iç ve dış kuvvetler tarafından şekillendirilmektedir.
Aşağıdakilerden hangisinin oluşumu, iç kuvvetler ile ilgili değildir?
A) Yerkabuğunun blok halinde yükselmesi
B) Kırıklı dağların ve fay hatlarının oluşması
C) Jeosenklinallerde tortulların kıvrılması
D) Kayaların kimyasal yolla çözünmesi
E) Volkanizmanın oluşması
 
25. Buzulların oluşturduğu aşındırma ve biriktirme şekillerinden hangisi Türkiye'de görülmez?
A) Sirk gölü                                 B) Fiyord                               C) Takke Buzulu
D) Moren                                     E) Buzul vadisi
 
Başarılar Dilerim…